10 Haz 2019

ATIKTA DÖNGÜYÜ HENÜZ SAĞLAYAMADIK

Türkiye, döngüsel ekonomiye adapte olma konusunda henüz yavaş adımlarla ilerliyor. Atıkların depolanma maliyetleri yüksek ve geri dönüşüm oranları son derece düşük. Buna rağmen son yıllarda dünyada en fazla plastik çöpü ithal eden üç ülkeden biri konumuna gelindi. Konuyla ilgili sektör temsilcileri, Türkiye için geri dönüşüm teknolojileri ile büyümenin gündeme alınabilmesi gerektiğini ifade ediyor. Zira gelişen bu endüstride söz sahibi olmak için kendi atığınızdan daha fazlasını dönüştürecek kapasite ve teknolojiye sahip olmalısınız. Sektörel olarak bakıldığında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2018 yılı Mart ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre, trafiğe kayıtlı araç sayısı 22 milyon 462 bin 346’ya ulaştı. Kullanılmış lastiklerden yılda yaklaşık 350 bin ton atık oluşuyor. Bu miktarın az bir kısmı geri dönüştürülürken, bazı kısımları yakılarak imha ediliyor. Her yıl artan ürkütücü boyutlardaki bu rakamlar, Türkiye’yi büyük bir hurda lastik parkına çevirecek gibi görünüyor. Diğer yandan Türkiye’de sanayi kuruluşlarının her yıl 11 bin tona yakın geri dönüştürülmüş kauçuk türevi ham madde ithal ettiğini görüyoruz. Madeni yağ tüketimi oranlarına bakacak olursak; 2016’da yürürlüğe giren “Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle atık madeni yağdan baz yağ üretimi, madeni yağ üretim faaliyetinin içine alındı. Yine aynı yılda üretim 464 bin ton olarak gerçekleşirken, 2017'de yüzde 2,8 artarak 477 bin tonlara ulaştı. Konuyla ilgili Petrol Sanayi Derneği’nden (PETDER) alınan bilgiye göre, 2017’de atık motor yağı üreticilerine, 18 bin 837 sefer yapılarak, toplam 19 bin 996 ton atık motor yağı toplanmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2016 istatistiklerine göre, Türkiye’de geri dönüştürülen ambalaj atığı oranı ise yüzde 58 düzeyinde gerçekleşti.

ÜRETİCİNİN ÖTL SORUMLULUĞU

Her yıl Türkiye’de binlerce ton civarında ömrünü tamamlamış lastik (ÖTL) oluştuğu belirtiliyor. Bu lastiklerin geri kazanımının sağlanması ekonomi ve çevre açısından çok önemli hale geliyor. ÖTL yönetmeliği, yeni lastik satın almanız durumunda, kullanmaktan vazgeçtiğiniz lastiklerinizi ücretsiz olarak satın aldığınız noktaya iade etmeniz gerektiğini söylüyor. Kullanılmış lastiklerinizin bunun dışında ve kontrol edilemeyen bir yöntemle ortadan kaldırılmaya çalışılması da bu yönetmelikle yasaklanmış oluyor. Atıklarının yeniden değerlendirmesi adına girişimcinin yaptığı yatırımlar ile lastiği toplayan ve işleyen kurumlar da kazanç elde etmiş oluyor.

YÜZDE 80’İNİ DÖNÜŞTÜRME ZORUNLULUĞU

Ömrünü tamamlamış lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği’ne göre, yenileme pazarına lastik satan her üretici ve ithalatçı, o yılı takip eden sene piyasaya sattığı miktarın, seneler bazında artan bir oranını toplayarak geri kazandırmak zorunda. Türkiye’de yüzde 30 ile başlayan kota yükümlülüğü bugün itibarıyla yüzde 80’e ulaşmış olup bu miktar sınır olarak görülüyor. Çünkü bu yenileme pazarına satılan bir lastiğin, ÖTL olduğu zaman yüzde 20’lik kısmının aşınmaya uğradığı anlamına geliyor. Piyasada 30’un üzerinde lisanslı geri kazanım firması bulunuyor. En az 15 çimento fabrikası da ÖTL’yi alternatif yakıt olarak kullanıyor. Çevre için tehdit haline gelen atık lastikler ekonomik bir değer oluşturmaya da başlıyor.

PETDER 2018’DE 22 BİN TON ATIK MOTOR YAĞI TOPLADI

Petrol Sanayi Derneği İktisadi İşletmesi (PETDER), 30 Temmuz 2008 tarihli ve 26952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yetkilendirilmiş kuruluş olarak atık motor yağlarını miktar ve mesafe gözetmeksizin topluyor. Dernek, ürün veya enerji geri kazanımı olarak kullanılmak üzere lisanslı işletmelere teslim etmek için çalışıyor. PETDER yetkililerinden alınan bilgilere göre, 2018’de 22 tanker, 5 dorse ile 1.017.219 km yol yapılarak Türkiye genelinde 6 bin 143 farklı atık üreticisinden 20 bin 715 sefer ile 22 bin 146 ton atık motor yağı toplandı. 2019 yılından bu zamana kadar da 7 bin 334 ton motor yağı toplandı. PETDER tarafından Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde 2004 yılından günümüze kadar yürütülen “atık motor yağı toplama” çalışmaları kapsamında son 14 yılda 81 ildeki 18 bin 226 farklı atık motor yağı üreticisinden 191 bin 749 sefer yapılarak toplam 239 bin 230 ton atık motor yağı toplandı. Proje için bu dönemde kullanılan kaynak miktarı ise 65 milyon TL’ye ulaştı.

EN ÇOK MEYVE, SEBZE İLE SÜT ÜRÜNLERİ ATILIYOR

Gıda Güvenliği Derneği’nin “Gıda Kaybı ve Etiket Okuma Araştırması”na göre hanelerde en fazla atığa dönüşen gıda ürünleri yüzde 42 ile sebze ve meyve, yüzde 41 ile süt ve süt ürünleri olarak görülüyor. Ekmek konusunda ise tüketicilerin göstermiş olduğu toplumsal duyarlılık nedeni ile tüketicilerin yüzde 87’si bayatlayan ekmekleri atmak yerine değerlendirmeye çalışıyor. Tüketiciler gıda ambalajlarından genellikle cam ve toprak kaseleri evde değerlendirirken plastik ambalajları ise çöpe atıyor. Ancak geri dönüştürülebilir atıklar için tüketicilerin sadece yüzde 33’ü geri dönüşüm noktalarını kullanıyor, yüzde 39’u ise mahallelerinde geri dönüşüm noktası olmadığını söylüyor.

BİR KİŞİ YILDA 421 KG ÇÖP ÜRETİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu 2016 verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 32 milyon ton evsel atık üretildi. Bu sonuca göre bir kişi ortalama olarak günde 1,17 kilogram, yılda ise 421 kilogram çöp üretiyor. Belediyelerin 2016 yılında temizlik işleri için harcadığı kaynağın dokuz milyar TL’den fazla olduğu belirtiliyor. Türkiye’de durum böyleyken, dünyanın genelinde ise yılda 2,2 milyar ton çöp üretiliyor. Her yıl 1 trilyondan fazla naylon poşet çevreye atılıyor. Küresel ölçekte çevreye en çok atılan çöplerin başında ise 6 trilyonu geçen sayılarıyla sigara izmaritleri geliyor. Türkiye, çöplerin sadece yüzde 11’ini ayrıştırabiliyor. Geri dönüşüm oranının gelecek 5 yılda yüzde 35’e çıkması planlanıyor.

DÖNÜŞÜM BİZLERE NELER KAZANDIRABİLİR?

Geri kazandırılabilen ürünlerin yeniden kullanılması; yeni üretilmesi için harcanan enerjiyi, zarar verilen doğal kaynakları ve masrafı büyük oranda azaltıyor. Cam, metal, plastik gibi atıkların doğaya karışması, özellikle toprağa çok ciddi zararlar vererek yalnızca toprak kirliliğini değil, hava kirliliği, su kirliliği gibi olumsuz etkileri de beraberinde getiriyor.İstatistiksel olarak bakıldığında, 1 ton cam atık geri kazandırılırsa, 100 litre petrolden tasarruf edebilir, dünyadaki kağıt üretimin yalnızca yarısı geri kazandırılsa her yıl 8 milyon hektar ormanın korunmasını sağlayabiliriz. 1 ton karton-kağıt atık geri kazandırılırsa, 17 ağacın kesilmesi engellenebilirken 1 ton lastik atık geri kazandırılırsa, yüzde 95 enerji tasarrufu sağlanması mümkün. 

ÇEVKO GENEL SEKRETERİ METE İMER:

DÖNÜŞÜM İŞ YAPMA BİÇİMLERİNDEN BAŞLAMALI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, 1 Ocak 2018 itibarıyla yürürlüğe alınan, “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”, yürürlükte olan diğer yönetmeliğin yerini aldı. Bu alanda Türkiye’nin ilk yetkilendirilmiş kuruluşu Çevre Koruma ve Ambalaj Atıklarını Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Genel Sekreteri Mete İmer, artık bir sanayi kuruluşunun yıl içinde sattığı 100 ton ambalajlı ürünün ağırlığını hesaplayarak yüzde 54’ünün toplanıp geri dönüştürmekle yükümlü olduğunu ifade etti. İmer sözlerine şöyle devam etti: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisans almış binin üzerinde tesis bulunuyor. Lisans kriterlerinde bulunan teknik koşulları, kapasite, iş güvenliği, işçi ve çevre sağlığı kurallarını sağlamak için elbette teknoloji kullanmak gerekiyor. Çok sayıda olmamakla birlikte ileri teknoloji kullanan tesislerimiz de mevcuttur. Diğer yandan, işsizlikle mücadele için emek ve teknoloji dengesini iyi kurmak önem taşıyor.”

DÖNGÜSEL EKONOMİYE GEÇİLDİĞİNİ SÖYLEYEMEYİZ

Avrupa’da dahi döngüsel ekonomiye henüz tam olarak geçilmediğine dikkat çeken Mete İmer, “Benzer şekilde, ülkemizde de henüz döngüsel ekonomiye geçildiğini söyleyemeyiz. Bu yönde yapılan çalışmalar var ve bazı sanayi kuruluşları iş yapma şekillerini, belirli hedeflerle, bu yönde değiştirmek üzere harekete geçmişti. Ülkemizde döngüsel ekonomiye geçiş için tüm paydaşlarla birlikte devletin yapacağı eylem planı, teşvikler ve yasal düzenlemeler gerekiyor” ifadelerini kullandı. İmer, “Sıfır atık ve geri dönüşüm, bu alanda ekonomi bazlı çözüm oluşturuyor. Atık yönetiminin gelişimi için atılacak sürdürülebilir adımlar, gerek ülke ekonomisi, gerek çevre için çok büyük önem taşıyor” diye konuştu.

YÜKSEK TASARRUF İMKANLARI

Mete İmer, ÇEVKO Vakfı olarak, 2018 yılında geri dönüşümünü belgeledikleri geri kazanılan ambalaj atıklarının miktarını paylaştı. Bu bilgilere göre, vakfın destekleriyle, 1 milyon ailenin yıllık elektrik tüketimine eş değer, 2 bin 730 GW saat elektrikten tasarruf edildi. Depolamada ise bin 440 olimpik yüzme havuzu hacmine eşit, 3 milyon 600 bin metreküp depolama sahasından tasarruf sağlandı. 17 bin uçağın dünyanın çevresini dönmesi halinde ortaya çıkacak emisyona denk 331 bin ton sera gazı salımı engellendi. Geri kazanılan kâğıt karton/kompozit/ahşap ambalaj atıkları ile 100 hektar orman arazisine eş değer, 4 milyon 850 bin ağaç kesilmekten kurtuldu. 43 bin ailenin yıllık su tüketimine eş değer 7,5 milyar litre su ziyan edilmemiş oldu. Geri kazanılan plastik ambalaj atıkları ile de 3 milyon aracın deposunu doldurabilecek, 134 milyon litre petrol tasarrufu sağlandı.

 

10 Haz 2019
Benzer Haberler
ATIKTA DÖNGÜYÜ HENÜZ SAĞLAYAMADIK
Kategori: Ekonomi-Ticaret
Yazarlar

PİYASALARA YAZ NE ZAMAN GELİR?

YENİ OYUN MU ESKİ OYUN MU?